|
Anatomik Bisiklet
Ayarları
Yazan: Sezai
Oktay
Doğru kadro boyunuzu seçtiniz (Bkz
Bisiklet Seçimi http://www.velespit.com/asp/listgroup.asp?group=BİSİKLET%20SEÇİMİ),
mağazada ön ayarları yapılmış olarak bisikletinizi aldınız. Bir süre bindikten
sonra bisikletin orasını burasını dürtmeye, kendinize daha uygun ince ayarlar
yapmaya başlayacaksınız. Tabii ki amacınız, bisiklet üzerinde daha rahat
oturmak, bisiklete daha çok hâkim olmak, oranızın buranızın ağrımaması; kısaca
bisikletten daha çok zevk almak.

Resim 1: Sele
Yüksekliği (TREK All-Terrain Bicycle Owner's Manual,
1992)
İşe sele yüksekliğini ayarlamakla
başlıyoruz. Ayakkabılarınızı
çıkarın, sürüş pozisyonu alarak seleye oturun. Bu esnada bisikleti tutacak bir
yardımcı iyi olur. Ayna kollarını (krankları), bisikletin oturma borusuna
(sele borusunun içine girdiği ortadaki boru) paralel duruma getirerek bir
ayağınızın topuğunu aşağıda kalan pedalın üzerine koyun. Bu durumda bacağınız
dizden kırılmadan dümdüz olmalı. Ayakkabınızı giydiğinizde bacağınız dizden
hafifçe bükülecektir. Sele yüksekliğini ayarlarken selenizin yatay durumda
olmasına dikkat edin. Milimetrik ayar tutkunları, bu iş için su terazisi
kullanabilirler :) Daha sonra seleyi 2-3 derece öne, arkaya yatırarak size en
rahat gelen ayarı bulana kadar uğraşabilirsiniz.
Dağ bisikletleri, diğerlerine göre biraz
yüksektir. Oturduğunuzda ancak parmak ucu yere değebilir veya parmak uçlarınız
bile havada kalabilir. Korkmayın! İnip binerken bisikleti hafifçe yana
yatırdınız mı bir sorun olmaz. “Ben iki ayağımı da yere sağlam basmak istiyorum”
diyorsanız, bisiklete alışana kadar selenizi biraz aşağı indirebilirsiniz; ama,
illaki “Tabanlarım tümüyle yere bassın” diye ısrar
etmeyin(!)
Yükseklik ayarı bitti. Şimdi selenin
ileri-geri ayarına sıra geldi: Ayna kolları yere paralel durumdayken önde kalan
diz kapağınıza teğet geçen düşey doğru, tam pedal ekseninden geçecek. Karışık mı
oldu? Aşağıdaki resimde siyah çerçeveli küçük fotoğraflardan ortada olanına
bakın.
Önemli Not: Pedala,
tabanınızın ortasıyla basmayın! Hem verimsiz, hem de ayaklarınızda ağrıya neden
olur. Doğrusu, ayak başparmağınızdaki kemik çıkıntısının pedal miliyle aynı
hizada olmasıdır. Kilitli pedal kullanıyorsanız, ayakkabı üzerindeki kalleri de
buna göre ayarlamalısınız.
Yeni bisikletlerde gidonu fazla
kaldırma-indirme imkanı pek fazla değil, ne yazık ki; en çok üç beş santim.
Dolayısıyla, bisikletinizi alırken vücudunuza uygun ölçülerde olması, bu noktada
önem kazanıyor. (Bisiklet terminolojisine alışık olmayanlar için gidonun,
direksiyon görevi yapan parça olduğunu belirtelim). Tabii burada da
oynayabileceğiniz bir şeyler var:
l
Gidonu çatal borusuna
bağlayan boyunu tersine çevirebilirsiniz; yani boyun pozitif bir açıyla yukarıya
doğru bakarken, çevirince yere yönelik negatif bir açı yapar; böylece gidonu
biraz indirmiş olursunuz veya tersi de mümkün doğal
olarak.
l
Çatal borusu kesilirken
boyun ile üst çatal yatağı arasında biraz pay bırakılır; bu boşluk çatal
borusuna geçen muhtelif kalınlıklardaki halkalarla doldurulur. Bu halkaları
boynun üst veya alt kısmına takarak farklı kombinasyonları
deneyebilirsiniz.
l
Son olarak, gidon
elciklerine erişimde güçlük çekiyorsanız veya kollarınız çok bükülüp vücudunuz
fazla büzülüyorsa, gidon boynunu değiştirmeniz
gerekebilir.
·
Ölçülerinize uygun bir bisiklette
boyun uzunluğu (delik merkezleri arasındaki mesafe) 80-120 mm'dir. Daha uzununa
veya kısasına ihtiyaç duyuyorsanız, ya bisiklet boyu size uygun değildir yada
kollarınız veya gövdeniz bacaklarınıza oranla uzun veya
kısadır.
Ayarlarımızı yaptıktan sonra bisiklet
üstündeki duruşumuzu bir kontrol edelim (Lütfen aşağıdaki fotoğraflara
bakın):

Resim
2: TREK Kataloğu,
1997
l
Pedal üst konumdayken
bacağımızın üst kısmı aşağı doğru hafif bir açı yapıyor; asla yere paralel
kalmıyor veya diziniz kalçalarınızın üstüne
çıkmıyor.
l
Pedallar orta konumdayken
yani kollar yere paralelken öndeki diz kapağı pedal ekseniyle aynı hizada oluyor
(Bkz.: Sele ileri-geri ayarı).
l
Pedal alt konumdayken diz
ve bilek hafifçe bükülüyor; bacak dümdüz olup
gerilmiyor.
l
Eller gidona rahatça
uzanıyor; parmaklarımızı fren kollarına koyduğumuzda bileklerimiz bükülmüyor
(Fren kolları çok aşağıya veya yukarıya bakıyorsa, bilekleriniz bükülür ve
ağrı yapar).
l
Kollar tatlı bir kavis
yapıyor, dirsekler hafifçe kırık. Gövde, hafifçe öne yatık ve omuzlarınızın
arasında ipe mandallanmış çamaşır
gibi sarkmıyor.
Hepsi bu. Konuyla ilgili mastır yapmak
isteyenler aşağıdaki sitelerden yararlanabilirler:
l Bisiklet gurusu Bilge Adam Sheldon Brown'un yazıları: http://www.sheldonbrown.com/saddles.html
l
Adı üstünde: http://www.bikefitting.com/
l
Bunun da adı üstünde,
yarışçılar veya onlar gibi görünmek isteyenler için: http://www.competitivecyclist.com/za/CCM?PAGE=FIT_CALCULATOR_INTRO
Bunlar ilk anda aklıma gelenler ve benim
de sık sık baktıklarım. Elbette, arayan daha çok şeyler bulur
:)
NOT: Bu yazı, TREK
katalog ve kitapçıklarından, internetteki çeşitli yazılardan ve kişisel
tecrübelerden elde edilen bilgilerden yararlanılarak yazılmıştır. Bilgiler
geneldir. Yazının hiç bir telif hakkı filan yoktur. İsteyen istediği gibi alıntı
yapabilir, kendi adıyla imzalayarak yayımlayabilir.-Sezai Oktay, Mayıs 2008,
Feneryolu.
|